12 Mart 2008 Çarşamba

Alperen akademisi

Erenlik ;
Ermek, ermiş, erişmek fiillerinden türemişti. En basit manası ulaşmak veya menzile varmaktır.
Alp bir kişinin ulaşmak istediği menzilde zaten bellidir. Allaha ulaşmak. Tüm varlığını milli ve dini değerlerine feda ederek yola çıkan bir kimse zaten ermek istediği hedefi tayin etmiştir.
Sadece alp ;
Herkes aynı oranda amacına varamaz. Bazıları yiğitliğini sürdürür ama ermek noktasında zayıf kalabilir. Bazıları da “ermek” noktasında yol kat eder ve Alp lik konusunda arkada kalabilir. Burada cemaat ruhunun oluşması esastır .
İşte dünkü tabir ile dergah olan Alperenler dergahı bu günkü adı ile Akademi olarak ifade edilebilir.
Benim son yüzyıl içerisinde tespit ettiğim bazı alperenler bunlar için tipik misalledir.
Özellikle Osmanlının son yılları olan bin sekiz yüzlü yılların sonu ile 19. yy ilk yirmi yılında Başta Son Cihangir Enver Paşa olmak üzere, Medine müdafaasının unutulmaz kahramanı Çöl Aslanı Fahrettin paşa, Plevne nin ünlü kumandanı Gazi Osman paşa, Mehmet Akif Ersoy, Sütçü İmam ve Aslan bey,Çerkez Ethem ve şu anda aklıma gelmeyen diğer isimler
Bunların kumandan olarak sıralanmasın özellikle yaptım. Çünkü Alperen bir kumandanın emrindeki askerlerde aynı oranda onun ruhi sirayeti ile birer Alperen olurlar.
Bunların ortak özellikler korkusuz fedakar ve dindar olmalıdır. Hepside dünyevi mevki ve makam değil millete hizmet etmek maksadı ile yolara çıkmış ve bu uğurda canlarını vermişlerdir. Çoğu Şehit olmuş ve bazıları da Gazi olarak dönmüştür.

Hiç yorum yok: